Başarısızlık nedenleri Değerlendirme Raporu

Başarısızlık nedenleri Değerlendirme Raporu

Rehberlik Öğretmenimizin yapmış olduğu Başarısızlık Nedenleri Değerlendirme anketi ve sonuçları çalışması aşağıdadır.

15.04.2016 3653

AKŞEMSETTİN ANADOLU İMAM HATİP LİSESİ REHBERLİK SERVİSİ BAŞARISIZLIK NEDENLERİ ANKETİ DEĞERLENDİRME RAPORU

 

 

NİSAN, 2016

 

 

 

    Rehberlik servisimizce karnesinde 2 ve daha fazla zayıf notu (1) olan 85 lise ve ortaokul öğrencisine uygulanan "Başarısızlık Nedenleri Anketi" sonuçları aşağıda sunulmuştur.

 

                  LİSE GRUBU EN ÇOK İŞARETLENEN MADDELER:                                       YÜZDE     

9

Yurtta kalıyor olduğumdan

31

11

Ders dışı konularla ilgilendiğimden /Derslere karşı ilgisiz olmamdan

39.4

14

Başaramadığım derslere karşı yeteneğimin olmamasından

42

15

Ders çalışma yöntemlerini bilmediğimden

36

16

Haftalık ders çalışma programımın olmamasından

31

17

Başarılı olabileceğime inanmadığımdan

39

19

Dışarıda çok fazla zaman harcadığımdan sürekli arkadaşlarımla gezdiğimden

25

 

20

Ön bilgilerimin yetersiz oluşundan(önceki yıllarda derslerdeki başarısızlıklarım sebebiyle)

29

22

Sayısal ve yabancı dil gibi derslerde ne yaparsam yapayım başarısız olacağıma yönelik korkum/önyargım sebebiyle

       45

23

Anlayamadığım konularda öğretmene soru sormaya çekindiğimden

38

25

Aynı gün ikiden fazla sınav yapılmasından

46

27

Bu okulu sevmediğimden ve okul programını kendime uygun bulmadığımdan

25

28

Ders programlarında zor derslerin üst üste gelmesinden

36

29

Sınavlarda zor soru sorulduğundan

36

 

                                 ORTAOKUL GRUBU EN ÇOK İŞARETLENEN MADDELER:               YÜZDE                                                                 

3

Ailemin sürekli ders çalış demesinden bıktığımdan

28

9

Yurtta kalıyor olduğumdan

43

11

Ders dışı konularla ilgilendiğimden /Derslere karşı ilgisiz olmamdan

43

12

Kimseye açamadığım sorunlarım yüzünden

36

13

 Çalışmalarımın takdir edilmeyişinden

28

14

Başaramadığım derslere karşı yeteneğimin olmamasından

28

15

Ders çalışma yöntemlerini bilmediğimden

36

 

17

Başarılı olabileceğime inanmadığımdan

28

19

Dışarıda çok fazla zaman harcadığımdan sürekli arkadaşlarımla gezdiğimden

36

20

Ön bilgilerimin yetersiz oluşundan(önceki yıllarda derslerdeki başarısızlıklarım sebebiyle)

36

22

Sayısal ve yabancı dil gibi derslerde ne yaparsam yapayım başarısız olacağıma yönelik korkum/önyargım sebebiyle

       50

23

Anlayamadığım konularda öğretmene soru sormaya çekindiğimden

36

25

Aynı gün ikiden fazla sınav yapılmasından

43

28

Ders programlarında zor derslerin üst üste gelmesinden

28

29

Sınavlarda zor soru sorulduğundan

28

 

 

 

 

 

 

Bu anket sonucunda ortaya çıkan her neden değil, sadece ankete katılan öğrencilerin büyük bir çoğunluğunun (%25 ve üzeri) "Başarısızlık Nedeni" olarak gördüğü nedenler sunulmuştur. Tüm nedenlerin sunulmamasının nedeni; öğrencinin nedenleri ortaya koyarken objektif olamaması riskidir. Çoğunluğun belirttiği nedenler alınarak bu endişe ortadan kaldırılmıştır.

 

 

       *Karşılaştırma yapıldığında lise ve ortaokul öğrencilerinin ortak başarısızlık nedenleri;

 9. Madde  (yurtta kalıyor olduğumdan),

11. Madde (ders dışı konularla ilgilendiğimden/derslere karşı ilgisiz olmamdan),

14. Madde (başaramadığım derslere karşı yeteneğimin olmamasından),

15. Madde (ders çalışma yöntemlerini bilmediğimden) ,

 17. Madde ( başarılı olabileceğime inanmadığımdan),

19. Madde (dışarıda çok fazla zaman harcadığımdan sürekli arkadaşlarımla gezdiğimden),

20. Madde (ön bilgilerimin yetersiz oluşundan /önceki yıllarda derslerdeki başarısızlıklarım sebebiyle),

22.Madde(sayısal ve yabancı dil gibi derslerde ne yaparsam yapayım başarısız olacağıma yönelik korkum/önyargım sebebiyle),

23. Madde( anlayamadığım konularda öğretmenlere soru sormaya çekindiğimden),

25. Madde ( aynı gün ikiden fazla sınav yapılmasından),

28. Madde (ders programlarında zor derslerin üst üste gelmesinden),

29. Madde (sınavlarda zor soru sorulduğundan )

        şeklinde ortaya konulmuştur.

 

 

*Bu maddelerin yanı sıra lise grubunda;

    16. (haftalık ders çalışma programımın olmamasından),

    27.  ( bu okulu sevmediğimden ve okul programını kendime uygun bulmadığımdan)

           maddelerin ortaokuldan farklı olarak işaretlendiği görülmüştür.

 

 

*Ortaokul kısmının liseden farklı olarak işaretlediği maddeler ise;

    3. Madde (ailemin sürekli ders çalış demesinden) ,

   12. Madde ( kimseye açamadığım sorunlarım yüzünden) ,

   13. Madde (çalışmalarımın takdir edilmeyişinden)   maddeleri olmuştur.

 

 

 

 

 

BAŞARISIZLIK NEDENLERİ ANKETİNE YÖNELİK ÇÖZÜM VE TEDBİR ÖNERİLERİ

 

Yapılan ankette görüldüğü gibi lise ve ortaokul öğrencilerinin başarısızlık nedeni olarak nitelendirdikleri sebepler ortak olabileceği gibi bulundukları psiko-sosyal gelişim dönemleriyle ilgili olarak değişiklik de göstermektedir.

 

Ortaokul öğrencilerinin bir kısmı  Erikson’un psikososyal gelişim kuramı dönemlerinden, “Başarıya karşı aşağılık duygusu” evresindedir.Bu dönem  Çocuğun başarıyı tattığı dönemdir. Bu başarı sadece okul başarısından ibaret değildir. Herhangi bir alanda olabilir.(örn: sanat,spor…) Çocuğa verilecek görev, çocuğun yeteneklerine uygun olmalı, gerekirse parçalara bölünerek verilmelidir. Anne- baba çocuğa olumlu geri bildirimlerde bulunmalıdır. Çocuğun kendi varlığını hissedebileceği alan oluşturulmalıdır. Çocuk başkalarıyla kıyaslanmamalıdır. Akademik öz güven bu dönemde gelişir. Plan yapma, ekip ruhu bu dönemde gelişir.  Bu yüzden bizler öğretmenler olarak ortaokul öğrencilerimizin bulundukları dönem özellikleri ölçüsünde performans gösterebileceklerini unutmayıp onların benlik saygılarını azaltacak ifadelerden kaçınmalıyız. Bu konuda rehberlik servisince daha çok veli semineri düzenlenip öğrencilerin başarısının yalnızca ders başarısından ibaret olmadığını hayat başarısının takdir edilmesinin ve çocuğun bir  birey olarak ele alınmasının öneminin ailelere anlatılması sağlanmalıdır. Veli toplantılarında sınıf rehber öğretmenleri velilere akademik başarı yönünden çocuklarını bir başka çocukla (çocuğun bir arkadaşı, akrabası vs.) kıyaslamamaları yönünde özen göstermeleri için uyarabilirler.

 

Ortaokul öğrencilerimizin bir diğer kısmı ve lise öğrencilerimizin tamamı ise yine Erikson’un “Kimlik kazanımına karşı rol karmaşası” dönemindedirler. Bu dönemde bireyde hızlı fiziksel değişimler meydana gelir. Bireyin bu değişikliklere ayak uydurabilmesi gerekir. Kimlik karmaşasından kurtulup sağlıklı bir kimlik kazanması gerekmektedir. Birey bu dönemde kendine ben kimim? Sorusunu sorar ve bu soruyu yanıtlarsa bir sonraki dönem sağlıklı geçer. Ergen bu dönemde karşı cinsin fiziksel ve zihinsel onayını almak ister. Fiziksel olarak çekici bulunmak, zihinsel olarak da fikirlerinin önemsenmesini isterler. Genç bu dönemde üzerinde otorite hissettiği her şeye isyan eder. Her konuda
tartışma çıkarması kimliğinin sınırlarını oluşturmasından kaynaklanmaktadır. Öğrencilerimizi her yönleriyle tanımaya ve anlamaya çalışmamız ve bu doğrultuda kendilerini de anlamalarına yardımcı olmamız sorunların çözümünde çok önemli bir etkiye sahip olacaktır.

 

        Aşağıda çözüm önerisi olabilecek nitelikte olan diğer maddeler sunulmuştur. Tüm bu çözüm yollarının kararlı bir şekilde uygulandığında, var olan başarısızlık nedenlerinin giderilmesine yardımcı olacağı düşünülmektedir.

 

 

 

 

OKUL ORTAMINA İLİŞKİN ÖNERİLER:        1. öğrencilerin ortak problemi olan “yurtta kalıyor olduğumdan” maddesine yönelik öğrenci yurtlarıyla görüşülüp aileden ayrı olmanın dışında öğrencilerin yurtta kalma motivasyonunu düşüren sebepler belirlenip giderilmelidir. 2. Öğretmenler tarafından sınavlarda öğrencilere öğrencilerin başarısını ölçen, kısa ve açık uçlu, tek cevaplı, tüm öğrencilere hitap edebilecek sorular sorulmalıdır. 3. Öğrencilere bir günde en fazla iki dersten sınav yapılması için sınıf ders öğretmenlerinin bu konuda duyarlı olması sağlanmalıdır. 4. Öğretmenler başarısız çocukların başarılarını arttırmak için sık sık öğrenci ve ailesiyle görüşerek bu çocukların zayıf taraflarını tespit edip öğrenme isteklerini arttırıcı çalışmalar yapabilirler. Çocuktaki gelişim ve gerilemeleri yakından takip edebilen öğretmenlerin anne babalarla iletişim içinde olması önemlidir. 5. Öğretmenler öğrencilerin seviyesine uygun olarak kolay öğrenebilecekleri öğretim yöntemleri geliştirilebilmelidir. Sayısal ve yabancı dil gibi öğrencilerin çok da kolay kavrayamadığı derslere yönelik olarak öğrencilerimizin genel bir önyargı ve başarısız olma kaygısı geliştirdikleri görülmektedir. Bu derslere yönelik ön öğrenme yetersizliklerinin olduğu gözlenmektedir. Tüm bunların ışığında öğrencinin zor olarak algılayıp yapabileceğine inanmadığı bu tür derslerde var olan potansiyel üzerinden hareket edilerek hazırlanacak bir öğretim programı gerçekçi olacaktır. 6. Özellikle ortaokul sınıf rehber  öğretmenleri çocukların yetenek ve ilgilerini erken yaşta tespit ederek, bunlar doğrultusunda eğitimi bireyselleştirebilirler. 7. Başarılı bir öğrenme ortamının oluşturulması büyük ölçüde iyi bir öğrenci öğretmen diyalogunun oluşmasına bağlıdır. Öğrencinin bireysel özelliklerini tanıyan, başarısı nedeniyle sınıf içinde onun gururunu okşayan, başarısız olduğunda destek gösteren öğretmen çocuğun ders başarısını olduğu kadar grup içindeki durumunu da etkiler. Güven duygusuhisseden çocuk sınıf içindeki uyumunda olduğu kadar ders başarısında da gelişme gösterir.   

    8. Başarısının desteklenmesine ihtiyacı olan öğrencilerin belirlenip bu öğrencilere yönelik  yapılacak çalışmalara ev ziyaretlerinin de eklenmesi öğrencinin ailesi ve öğrencinin kendisi tarafından okula olan güven duygusunu artırabileceği gibi öğrencinin çalışmayı gerçekten istemesi şeklinde bir katkı da sağlayacaktır.

 

AİLE VE EV ORTAMINA İLİŞKİN ÖNERİLER:
Veli toplantıları ve veli bilgilendirme seminerleri düzenlenerek velilerden beklentiler ifade edilmelidir. Ailelerden beklentiler ve ebeveynlere düşen sorumluluklar aşağıda sıralanmıştır.

1. Çalışmayı bir ihtiyaç olarak görmek, isteyerek ders çalışmanın şartlarından biridir. Öğrencinin ulaşılabilir bir hedefi olmalıdır. Hedefsiz çalışmalardan sonuç alınamaz.

*Bu bağlamda öğrencinin ilgi, istek ve yetenekleri dikkate alınarak ulaşılabilir bir hedef belirlenmeli ve öğrenci bu hedefe ulaşması için sürekli motive edilmelidir.

*Bu amaca yönelik olarak öğrenci hedeflediği okula götürülüp okul gezdirilebilir, o okuldaki öğretmen ve öğrencilerle konuşması sağlanabilir. Böylece öğrenci niçin çalıştığını bilecektir. O hedefe ulaşmak için çalışma gereği hissedecektir.

*Anne babalar çocuklarını olduğu gibi görmeyi ve kabul etmeyi öğrenmelidir. Gerçekleştiremeyeceği hedefler altında ezilmesine izin verilmemelidir.

*Aileler ders çalışmak ve sınav kazanmak uğruna çocukları ile olan ilişkilerinin bozulmasına izin vermemelidirler.

*İlişkilerinin yaşam boyu sıcaklığını koruması her şeyden daha önemlidir ve bunu sürdürmek özen gerektirir.

*Çocuğa her zaman, her durumda sevildiği ve onun yanında olunacağı mesajının verilmesi, kendisiyle ve hayatla barışık bir birey olması için kritik önem taşımaktadır.

Şunu da unutmamak gerekir ki, çocuğun okuması, üniversite bitirmesi yaşamın ona sunduğu seçeneklerden yalnızca bir tanesidir.

Okul başarısı düşük de olsa, hayatı seven, kendini ve insanları seven bir kişi yeteneklerini ortaya koyacak ve kendine mutlu, doyumlu bir yaşam kurmayı başaracaktır.

2. Ebeveynlere evde çocuklar için uygun ders çalışma ortamlarını sağlamalarının gerekliliği anlatılmalıdır. Kardeşlerin öğrencinin ders çalışmasını olumsuz etkilemesi engellenmelidir.

3. Anne babalar çocuklarıyla iyi iletişim kurarak çocuklarını daha iyi tanımalı, uygun öğretme biçimlerini öğrenmeli, çocuğa sevgi ile yaklaşmalı, onları sık sık ödüllendirmeli, mümkün olduğunca dengeli, tutarlı ve kararlı olarak sağlıklı bir gelişim için uygun bir ev ortamı hazırlanmalıdır.

4. Başarısızlığın utançla karşılandığı ortamda çocuk güçlüklerin üstesinden gelmekte sıkıntı yaşayabileceği için, çocuğun başarısızlığı aile içinde utanç verici bir durum değil, çaba gösterince aşılabilecek bir engel olarak kabul edilmeli ve bu çocuğa hissettirilmelidir.

5. Olumlu davranışları teşvik edici ödüller verilmeli ancak yerine getirilemeyecek vaatlerde bulunulmamalıdır. Ödül verirken dikkatli olunmalı, her başarısından sonra ödül vererek çocuğu ödül için çalışır hale getirmekten kaçınılmalıdır.

6. Eğer çalışma davranışının sıklığı artırılmak isteniyorsa, çalışma hoşlanılan ve sık yapılan bir etkinlikten önce yer almalıdır.

7. Başarıda önemli bir faktör etkili ve verimli çalışmaktır.  Bu nedenle çocuğa zamanı iyi kullanma ve yönetebilme becerisi kazandırılmalıdır. Burada önemli olan çocuğun derse ve ders dışı faaliyetlere yeterince uygun bir şekilde zaman ayırabilmesidir.

8. Başarıda ölçü başkaları değil çocuğun kendisidir. Bunun için çocuk kesinlikle başkalarıyla kıyaslanmamalıdır.

 

 İpek ADALIOĞLU

                  Rehber Öğretmen ve Psk. Dan.

 

 

 

Özer İdris KUM

 

Okul Müdürü